Birden Fazla Ülkede Marka Tescili İçin En İyi Yöntem Hangisi?

Global bir marka olma yolunda ilerlerken, markanızı sınır ötesinde koruma altına almanın tek bir “en iyi” yolu yoktur; ancak iş modelinize ve hedef pazarlarınıza en uygun “stratejik” yol vardır. Fikri mülkiyet dünyasında, markanızı birden fazla ülkede tescil ettirmek için kullanılan iki ana yöntem mevcuttur.

1. Madrid Sistemi (WIPO):
Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından yönetilen Madrid Sistemi, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 130’dan fazla ülkede markanızı korumanın en modern yoludur.

Nasıl Çalışır? Türkiye’deki mevcut bir marka başvurunuzu veya tescilinizi “temel” alarak, Türk Patent ve Marka Kurumu aracılığıyla tek bir başvuru yaparsınız.

Avantajları:

  • Her ülke için ayrı ayrı yerel vekil tutma ve çeviri maliyetlerinden tasarruf edersiniz.
  • Adres değişikliği, unvan güncelleme veya yenileme işlemlerini tek bir dosya üzerinden tüm ülkelerde aynı anda yapabilirsiniz.
  • İlerleyen yıllarda markanızı yeni bir pazara taşımaya karar verdiğinizde, mevcut uluslararası tescilinize yeni ülkeler ekleyebilirsiniz.

2. Münferit (Ulusal) Başvurular:
Eğer markanızı sadece bir veya iki ülkede korumak istiyorsanız veya hedeflediğiniz ülke Madrid Sistemi’ne üye değilse (örneğin Suudi Arabistan, Irak veya bazı Latin Amerika ülkeleri), doğrudan o ülkenin yerel patent ofisine başvuru yapmanız gerekir.

Nasıl Çalışır? İlgili ülkenin dilinde, o ülkenin yerel yasalarına uygun formlarla ve genellikle yerel bir marka vekili aracılığıyla başvuru yapılır.

Avantajları:

  • Bazı durumlarda yerel başvurular, uluslararası sistemin bürokratik basamaklarını atladığı için daha hızlı sonuçlanabilir.
  • Markanızın Türkiye’deki durumu ile yurt dışındaki başvurunuz arasında hukuki bir bağ kurulmaz (Madrid Sistemi’ndeki ilk 5 yıllık “bağımlılık” kuralı burada geçerli değildir).