Evet, yaygın olarak kullanılan kelimeler marka olarak tescil edilebilir; ancak bunun çok temel bir şartı vardır: Kelimenin, tescil edileceği ürün veya hizmetle doğrudan bir bağının (tanımlayıcı özelliğinin) bulunmaması gerekir.
Türk hukukunda bu durum “ayırt edicilik” ilkesiyle açıklanır. Bir kelimenin tescil edilebilirliği, kelimenin kendisinden ziyade seçilen sektörle olan ilişkisine bağlıdır.
Rastgele Kullanım: Bir kelime, satılan ürünün niteliğini, türünü veya kalitesini anlatmıyorsa tescili mümkündür.
- Örnek: “Elma” (Apple) kelimesi elektronik ve bilgisayar sektörü için rastgele bir isimdir. Bilgisayarın bir özelliği veya parçası olmadığı için bu sektörde güçlü bir marka haline gelmiştir.
- Örnek: Bir süt üreticisi “Taze” veya “Beyaz” kelimelerini marka olarak tescil ettiremez. Çünkü bu kelimeler ürünün doğal özelliğidir. Eğer buna izin verilseydi, diğer süt üreticilerinin “Ürünümüz tazedir” demesi bile suç haline gelebilirdi.
Tanımlayıcı Engel: Eğer aynı kelimeyi o ürünün satıcısı tescil ettirmek isterse, başvuru reddedilir.
- Örnek: Bir manavın veya meyve suyu üreticisinin “Elma” kelimesini marka olarak tescil ettirmesine izin verilmez. Çünkü bu durum, diğer satıcıların ürünlerini tanımlama özgürlüğünü kısıtlar ve haksız bir rekabet avantajı yaratır.
Jenerikleşme Riski: Bazı markalar zamanla o kadar yaygınlaşır ki ürünün genel adı haline gelir. (Örn: Selpak, jilet). Bu aşamadan sonra markanın korunması zorlaşır.