Marka araştırması yaparken isminizin aynısını veya benzerini farklı iş kollarında görebilirsiniz. Marka hukukunda temel kural, aynı ismin tamamen farklı sektörlerde farklı kişilerce tescil edilebilmesidir. Ancak bu durumun bazı kritik sınırları ve “karıştırılma ihtimali” (iltibas) riski taşıyan özel şartları vardır.
Marka tescili, Nice Sınıflandırması adı verilen 45 farklı kategoride yapılır. Marka ofisleri ve mahkemeler, benzerlik değerlendirmesi yaparken şu sorulara yanıt arar:
- Bu iki marka aynı müşteri kitlesine mi hitap ediyor?
- Tüketici, bu iki markayı gördüğünde “aynı işletmeden mi geliyorlar?” diye şüpheye düşer mi?
Örneğin; “Luna” markası hem bir gıda ürünü için hem de bir inşaat firması için tescilli olabilir. Bu iki sektör birbiriyle ilgisiz olduğu için tüketicinin kafasının karışması beklenmez.
Hangi Durumlarda Risk Oluşur?
Farklı sektörlerde olsanız bile şu durumlarda başvurunuz tehlikeye girebilir:
1. Benzer veya İlgili Sektörler (İlişkili Ürünler)
Sektörler birebir aynı olmasa da “ilişkili” ise risk yüksektir. Örneğin, ayakkabı satan bir marka ile çanta satan bir marka farklı sınıflarda olabilir ancak aynı mağazalarda satıldıkları ve aynı kitleye hitap ettikleri için birbirlerine itiraz edebilirler.
2. Tanınmış Marka Koruması
Eğer rakip marka “tanınmış marka” statüsündeyse (Örn: Coca-Cola, Mercedes, Turkcell), bu markalar tüm sektörlerde koruma altındadır. Bu isimleri kullanarak tamamen farklı bir iş (Örn: Mercedes markalı bir restoran) açmanız durumunda, marka tescili almanız imkansızdır ve ciddi tazminat davalarıyla karşılaşırsınız.
3. Mutlak Ret Nedenleri (Genel İtirazlar)
Herhangi bir kişi veya kurum, markanızın çok genel bir terim olduğunu veya ayırt edicilik taşımadığını iddia ederek “mutlak ret nedenleri” çerçevesinde başvurunuza itiraz edebilir. Bu durumda sektör farkı gözetilmeksizin başvurunuz incelenir.
Eğer bulduğunuz benzer marka tamamen farklı bir sınıfta (Örn: Siz yazılım yapıyorsunuz, o marka ampul satıyor) faaliyet gösteriyorsa, teknik olarak size itiraz etme hakkı olsa da “karıştırılma ihtimalini” kanıtlaması çok güçtür. Dolayısıyla bu tür durumlar genellikle düşük riskli kabul edilir.