Başka Ülkede Kayıtlı Benzer Bir Marka Türkiye’deki Tescilimi Etkiler mi?

Dijital dünyada yaptığınız araştırmalarda, markanızın aynısının veya benzerinin Çin, ABD veya bir Avrupa ülkesinde tescilli olduğunu görebilirsiniz. Bu durumun Türkiye’deki (veya hedeflediğiniz diğer ülkelerdeki) tescil sürecine etkisi, tamamen “Ülkesellik İlkesi” ile ilgilidir.

Ülkesellik İlkesi Nedir?
Marka koruması, markanın tescil edildiği ülkenin sınırları içerisinde geçerlidir. Çin’de tescil edilmiş bir marka, kural olarak yalnızca Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içinde yasal koruma sağlar. Bu markanın sahibi, markasını Türkiye’de veya Avrupa Birliği’nde tescil ettirmediği sürece, sizin Türkiye’deki başvurunuza karşı doğrudan bir engel oluşturamaz.

Hangi Durumlarda Risk Oluşur?
Başka bir ülkede tescilli olan benzer bir marka, şu senaryolarda sizin için sorun yaratabilir:

1. Aynı Firmanın Global Tescilleri
Çin’deki markanın sahibi olan şirket, aynı markayı Türkiye’de veya tescil almak istediğiniz diğer ülkelerde de tescil ettirmiş (veya başvuru aşamasında) olabilir. Bu nedenle araştırmanızı sadece bir ülkeyle sınırlı tutmamalı, hedef pazarlarınızın tamamında sorgulama yapmalısınız.

2. Tanınmış Marka Statüsü
Eğer Çin’deki marka dünya çapında bilinen, “Tanınmış Marka” (Well-known Trademark) statüsündeyse (Örn: TikTok, Alibaba, Huawei gibi), bu markalar tescilli olmadıkları ülkelerde bile koruma talep edebilirler. Bu tür markaların benzerlerini tescil ettirmeye çalışmak, “kötü niyetli başvuru” olarak değerlendirilebilir.

3. İhracat ve Ticari Faaliyetler
Eğer markanızı Türkiye’de tescil ettirip ürünlerinizi Çin’e ihraç etmeyi planlıyorsanız, oradaki tescil sahibi size “marka tecavüzü” davası açabilir ve ürünlerinizin gümrükten girişini engelleyebilir. Ticaret yapacağınız ülkede tescil sahibi olmamak, o pazarda hukuki bir risk altında olmanız demektir.

Çin’de veya başka bir ülkede benzer bir marka bulduysanız panik yapmayın. Önemli olan o markanın sizin faaliyet gösterdiğiniz pazarlarda hak sahibi olup olmadığını anlamaktır.