Benzer Bir Marka Tescilliyse Hangi Risklerle Karşılaşırım?

Marka araştırması sırasında seçtiğiniz isme veya logoya benzer bir tescilin mevcut olduğunu görmek, başvurunuzun önünde bazı engeller olduğu anlamına gelir. Bu durum tescil sürecinizi geçici olarak durdurabileceği gibi, markanızın tamamen reddedilmesine de yol açabilir. Benzerlik durumunda karşınıza çıkabilecek yasal süreçler:

1. Red Riski
TÜRKPATENT, başvuru sonrası yaptığı ilk incelemede (Mutlak Ret Nedenleri İncelemesi) markanızı tescilli bir marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer bulursa bir “Ara Karar” yayınlar. Kurum marka başvurunuzu resen (kendiliğinden) reddedebilir veya benzer marka sahibine bildirimde bulunabilir.

2. “Yayın Sonrası İtiraz” Riski
Markanız ofis incelemesinden geçip Resmi Marka Bülteni’nde yayınlansa bile risk bitmez. İlan süresi boyunca (Türkiye’de 2 ay), benzer marka sahipleri başvurunuza itiraz edebilir. İtiraz eden taraf, markanızın kendi markasıyla karıştırılma ihtimali (iltibas) olduğunu iddia eder.

3. Hukuki ve Ticari Riskler
Benzer bir markanın varlığına rağmen tescil sürecine devam etmek veya markayı tescilsiz kullanmak şu riskleri doğurur:

  • Tescilli marka sahibi, markanızı kullandığınız için marka tecavüzü sebebiyle tazminat davası açabilir ve ürünlerinizi toplatabilir.
  • Tescili reddedilen bir marka için yaptığınız reklam, tabela ve ambalaj masrafları boşa gidebilir.

Riskleri Nasıl Yönetebilirsiniz?
Eğer benzer bir marka tespit edildiyse, tescil şansını artırmak için şu yollar denenebilir:

  • Diğer marka sahibinden noter onaylı bir “Muvafakatname” (izin belgesi) alınarak tescil yolu açılabilir.
  • Her iki markanın hangi şartlarda ve pazarlarda birbirine karışmadan faaliyet göstereceğine dair Birlikte Var Olma Anlaşması (Co-existence) yapılabilir.
  • Marka Revizyonu ile isimde veya logoda ayırt ediciliği artıracak grafik dokunuşlar yapılarak risk minimize edilebilir.