Marka tescil işlemleri, “ülkesellik ilkesi” (territoriality principle) çerçevesinde yürütülür. Bu ilkeye göre, her ülkenin fikri mülkiyet ofisi bağımsızdır ve bir ülkede yapılan başvuru sadece o ülkenin sınırları içerisinde geçerlidir. Bu nedenle, marka tescil süreci devam ederken başvuruyu bir ülkeden başka bir ülkeye “transfer etmek” veya “ülke değiştirmek” hukuken mümkün değildir.
Süreç Neden Aktarılamaz?
Marka başvurusu yaptığınızda, ilgili ülkenin kurumuna (örneğin Türkiye’de TÜRKPATENT) o ülkenin yasal mevzuatına göre bir harç öder ve bir dosya numarası alırsınız. Bu dosya ve ödenen ücretler o ülkeye özeldir. Eğer başka bir ülkede koruma isterseniz:
- Yeni Bir Başvuru Gerekir: Farklı bir ülkede marka tescili istiyorsanız, o ülkenin ofisine sıfırdan başvurmanız gerekir.
- Ücret İadesi Yapılmaz: Vazgeçtiğiniz ülkedeki başvuru için ödenen resmi harçlar kurumlar tarafından iade edilmez.
- Bağımsız İnceleme: Her ülkenin marka ofisi, kendi veritabanına ve diline göre farklı bir inceleme yapar. Bir ülkede onaylanan marka, bir başkasında benzerlik veya anlam nedeniyle reddedilebilir.
Ülke Değiştirmek Yerine “Kapsamı Genişletmek”
Eğer markanızı halihazırda bir ülkede tescil ettirdiyseniz veya başvurunuz varsa ve yeni ülkeler eklemek istiyorsanız şu yolları izleyebilirsiniz:
- Madrid Sistemi (Uluslararası Tescil): Türkiye’nin de dahil olduğu bu sistem sayesinde, tek bir başvuru ile 130’dan fazla ülkede koruma talep edebilirsiniz. Mevcut başvurunuza sonradan yeni ülkeler eklemek (Sonraki Belirleme) bu sistemde mümkündür.
- Rüçhan Hakkı Kullanımı: İlk başvurunuzdan sonraki 6 ay içinde başka bir ülkeye başvuru yaparsanız, ilk ülkedeki başvuru tarihinizi koruyabilirsiniz. Bu, “ülke değiştirmek” değil, “öncelik hakkını taşımaktır”.
Bir ülkede tescil süreci başlamışsa, o dosya üzerinden ülke değişikliği yapılamaz. Yanlış ülkede başvuru yapıldığını fark ederseniz, vakit kaybetmeden doğru ülkede yeni bir başvuru başlatmak, öncelik haklarınızı korumak adına en sağlıklı adımdır.